Son Yazılar
Yükleniyor...
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Arama

Manşet

Son Yazılar Bitkisel tedavi yöntemleri

Canan Karatay: Bunu yiyen kilo vermeye başlar!

14.2.17

Prof. Dr. Canan Karatay'dan sağlıklı beslenme önerisi geldi..." Salam ve sosis tüketiyoruz, çiğ köfte yemiyoruz. Oysa doğal beslenmiş hayvanlardaki kırmızı et proteinleri, kilo vermeyi başlatır ve dinç kalmayı sağlar. Çiğ köftenin sağlıklı olmasının sebebi işlenmemiş olması ve baharatlarla ince bulgurla yoğrulmuş olmasıdır."

İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, doğal beslenmiş hayvanlardaki kırmızı et proteinlerinin kilo vermeyi başlattığını ve dinç kalmayı sağladığını söyledi. Karatay, en sağlıklı kırmızı etin kuzu, keçi ve av hayvanlarında bulunduğunu belirterek ızgarada sade olarak pişirilen veya yemeklerde kullanılan kuzu etinin evde yapılan kıymalı köftenin sağlıklı pişirilmesi durumunda kanserojen olmadığını aktardı.

Etler yandığında karbonlar meydana geldiğini aktaran Karatay, "Zararlı ve kanserojen olan da budur zaten fakat insanımız da gidip o yanığı tüketmeyi sever. Yanlış burada başlıyor." dedi. Karatay, bol protein içeren sakatatların fiyatlarının düşük olmasından dolayı tercih edilebileceğini anlatarak "Sakatatlar D vitamini ve demir bakımından zengindirler. Özellikle karaciğer ve yürek çok fazla D vitamini içerir. Serbest dolaşan bütün hayvanlarda Omega 3 bulunur. Yani kuzunun böbreği, dalağı, beyni, karaciğeri ve yüreği gibi sakatatlar rahatlıkla yenebilir." diye konuştu.

'SALAM VE SOSİS MASUM DEĞİL'

Türkiye’de en lezzetli yiyecekler arasında bulunan, doğallığını kaybetmemiş kırmızı et çeşitlerinden birinin pastırma olduğunu ifade eden Karatay, şöyle konuştu:

"Salam, sosis, sucuk gibi işlem görmüş şarküteri etleri fazla miktarda nitrat içerirler. Kızartılarak tüketilen bu etler, kansere neden olur. Örneğin
lahmacun yenebilir. Kilo vermek isteyenler bile az miktarda lahmacun yiyebilir. İnce hamuru karbonhidrat, kıyması protein, soğanı, maydanozu ve domatesi ise sebzedir. Lahmacun dengeli ve sağlıklı bir besin kaynağıdır. Doğal beslenmiş hayvanlardaki kırmızı et proteinleri, kilo vermeyi başlatır ve dinç kalmayı sağlar. Elazığ usulü bulgurlu çiğ köfte de sağlıklı ve lezzetli bir et yemeğidir. Çiğ köftenin sağlıklı olmasının sebebi işlenmemiş olması ve baharatlarla ince bulgurla yoğrulmuş olmasıdır. Elazığ’ın içli köftesi de son derece sağlıklıdır. Dışı bulgurdur içinde de ceviz, ceviz yağı, soğan ve et bulunur. Yani salam ve sosis masum değilken tüketiyoruz, saydıklarımı tüketmiyoruz. Yanlış yapıyoruz."

Karatay, kırmızı etin kandaki ürik asidi yükseltmediğini dile getirerek şunları kaydetti:

"Gut hastalığının nedeni etli yiyecekler değil, şeker gibi aşırı miktarda tüketilen karbonhidratlardır. Yapılan bir araştırma karbonhidrat ağırlıklı bir yemekten sonra kalp krizi geçirenlerin, yağlı yemeklerden sonra kalp krizi geçirenlere oranla yüzde 75 daha fazla olduğunu gösteriyor. Glisemik indeksi yüksek, karbonhidratlı yemekler, aşırı miktarda kan şekerini yükselterek insülin hormonunu da aniden yükseltiyor. Şeker ve insülin yüksekliği karaciğeri yağlandırır ve insülin direncini başlatır. Şeker hastalığı da açlık kan şekerimiz normal dahi olsa bir insülin direnci hastalığıdır. Sağlığınıza dikkat etmek istiyorsanız sağlıklı, katkısız kırmızı et yiyebilirsiniz. Doğal beslenmiş hayvanlardaki kırmızı et proteinleri, kilo vermeyi başlatır ve dinç kalmayı sağlar. Fakat önce sağlıklı bilinçlenmek gerekiyor."

Uçuk nasıl geçer,Doğal tedavisi

6.2.17

Genellikle dudaklarda ve ağız çevresinde önce bir kaşıntı ardından bir kabarcıkla kendini gösteren uçuk, içi sıvı dolu kabarcık şeklinde çıkar ve sonra da patlayarak yaraya dönüşür.
İşte uçuk çıkmasına bitkisel bir çözüm...
Malzemeler
Bir tutam dereotu
Şap tozu
Havan
Nasıl yapılır
Taze derotunu havanda dövün. Elde ettiğiniz suyun üzerine şap tozu ekleyin. Elde ettiğiniz bu karışımı bir hafta boyunca uçuk bölgesine sürün.
Not:Doktorunuza danışmadan yapmayınız..


Gribe karşı en iyi kalkan probiyotik beslenme

5.1.17

Probiyotik beslenme kış aylarında gripten korunmada oldukça etkili. İşte gribe karşı etkili probiyotik smoothie tarifi...
İçeriğinde vitamin ve enzim bulunduran probiyotik bakterilerin ürettiği temel besinler, bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek, zararlı mikroplardan vücudumuzu korumaya yardımcı olur. Mikroplara saldırarak onların büyümesini engellerken, grip, nezle, sinüzit, orta kulak iltihabı gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının tedavisinde olumlu sonuç almayı sağlar. Bağışıklık sisteminin zayıf olduğunu düşünenler bu bakterileri içeren süzme peynir, yoğurt, kefir ve ayran tüketimini artırarak, kışa daha sağlıklı karşılayabilir.
Probiyotik ve prebiyotik beslenme hakkında önemli bilgiler veren Diyetisyen Emre Uzun, gribe karşı etkili probiyotik smoothie tarifi verdi.
Bakteri dendiğinde hep hastalık yapıcı ve vücuda zarar verici mikroorganizmalar akla gelir. Fakat bağırsağımızda yaşayan ve vücudumuza faydası bulunan yararlı bakteriler de bulunuyor. Prebiyotikler bağırsakların hareketlerini düzene sokan ve probiyotiklerin etkisini artıran sindirilmemiş, suda çözünebilen liflerdir. Bunlar da mikroorganizmaların çoğalmasını önlemekte etkilidir. Aynı zamanda kalsiyum ve magnezyum gibi minerallerin emilimini artırırlar. Prebiyotiklerin en iyi kaynakları soya fasulyesi, kuru baklagiller, enginar, soğan, sarımsak, muz, yulaf, pırasa, keten tohumu ve arpadır.
Probiyotik bakterilerin ve prebiyotiklerin bağışıklık sistemini güçlendirmek dışında da vücuda pek çok yararlı etkileri mevcuttur. Besinlerin bağırsaktaki sindirimlerini kolaylaştırarak kabızlık sorununu ortadan kaldırırken, kanseri önleyici etkisi, yağ emilimini azaltması ve kan kolesterol seviyelerini düşürmesi de kalbe iyi geliyor.

Probiyotik yoğurt

Probiyotik yoğurtlara normal mayaya ek olarak probiyotik bakteriler ilave edilerek hazırlanıyor. İçerik olarak yüksek miktarda yararlı bakterileri içerse de, meyvelileri şeker ilaveli olduğundan dikkat edilmelidir. Kilo problemi olanların özellikle sade olan probiyotik yoğurtlara yönelmeleri gerekiyor.

Kefir

Yoğurttan daha besleyici olan Kafkas içeceği iyi bir koruyucudur. İçerdiği probiyotiklerle savunma sistemini artırır. Aynı zamanda metabolizmayı hızlandırmaya yardımcı olur. Kefir, bol miktarda B vitamini, kalsiyum ve fosfor içerir. Ayrıca probiyotiklerle zararlı bakterilerin bağırsak duvarına yapışmasını engellemeye yardımcı olur.

Yoğurt

Ekşi bir süt ürünü olan yoğurt süte göre içeriği biraz daha zengindir. Laktoz intoleransı olan kişiler için iyi bir süt alternatifidir. Asit konsantrasyonu yüksek olduğu için zararlı bakteriler çoğalamaz. Yoğurt oluşumu sırasında probiyotik yükü artarak savunma sistemine yardımcı olurlar. Gribe karşı korunmak için her gün en az 1 kase yoğurt tüketilmelidir.

Probiyotik + prebiyotik karışımı içeren grip kalkanı smoothie

Malzemeler
1 çay bardağı kefir + 1 yemek kaşığı keten tohumu + 1 adet muz
Nasıl hazırlanır
Blendırdan geçirildikten sonra servise hazırdır.
1 su bardağı: 150 kkal'dir.

İltihabın düşmanı: Akgünlük Bitkisi

26.12.16

Bazı şifalı bitki türlerinin ülkemizde bolca bulunması bizler için gerçekten bir şanstır. Doğusundan batısına güneyinden kuzeyine güzel ülkemizin her yerinde değişik hastalıklara ve rahatsızlıklara bitkisel şifa sunan bir takım faydalı bitkiler mevcuttur. Günlük ağacı olarak adlandırılan çam türü de salgıladığı çam sakızı ve çam yağı ile bir çok rahatsızlığın bitkisel yollar ile tedavi edilemesine olanak sağlamaktadır.
Öksürük için genellikle öksürük şurubu veya öksürüğe iyi gelen ilaçlara başvururuz. Ancak aktarlardan elde edebileceğimiz bazı şifalı bitkiler de öksürüğe iyi gelmekte ve faranjitten kaynaklanan kuru veya balgamlı öksürük şikayetlerini gidermektedir. Özellikle havaların soğumaya veya ısınmaya başladığı geçiş mevsimlerinde daha sık görülen faranjit, beraberinde oluşturduğu öksürük şikayetleri ile karakterizedir. Öksürüğe karşı bitkisel çözüm yolu ve doğal tedavi yöntemi arayanlardan iseniz sizlere günlük ağacından elde edilen günlük sakızı ve günlük yağı’nı tavsiye edeceğiz.
Günlük Sakızı Nedir? Akciğer açmak için ve öksürük kesmek için sizlere tavsiye edeceğimiz şifalı bitki ise Günlük Sakızı adı verilen bir bitkisel sakız çeşididir. Özellikle kronik boğaz ağrısı ve bademcikte şişme şikayeti olup ta günlük sakızı kullananlar bu bitkinin tedavi edici doğal etkisinden bir hayli memnunlar. Bir tür çam ağacı türü olan günlük ağacı, aynen çam sakızı gibi bir çeşit reçine salgılamaktadır. Bu sakız kıvamındaki reçine aktarlarda günlük sakızı adıyla satılıyor. Bu sakız ağızda erime özelliğine sahip bir madde ve tadı da biraz acımsı olmaktadır. Ayrıca sakızı sıcak suya atarak buharı ile de inhalasyon yöntemiyle ciğer açıcı olarak kullanıldığı söylenmektedir. Günlük ağaçları akdeniz ikliminde subtropikal bölgelerde yetişiyor. Ülkemizde ise en sık Muğla ve Fethiye civarında doğal ortamında yetişiyor. Yabancılar Günlük ağacına Sigala (Amber) Ağacı adını da veriyorlar.
Günlük Sakızı Faydaları: Günlük sakızı ateş düşürücü (antienflamatuar), mikrop öldürücü (antiseptik), sakinleştirici, sindirimi kolaylaştırıcı, idrar söktürücü, diüretik, tonik. zihin açıcı faydaları nedeniyle çok eski zamanlardan beri kullanılan bir bitkisel yağ ve reçine türüdür. GÜnlük sakızı içerisinde bulunan uçucu yağ asitleri insanlara güven duygusu verir, kişilere disiplin ve sorumluluk hissi kazandırma gibi faydaları da vardır. Kronik yorgunluk şikayeti olanların günlük ağacı sakızı kullanmaları tavsiye edilmektedir.
Günlük Sakızı Neye İyi Gelir:
Özellikle solunum yolu enfeksiyonları için yararlıdır. Mideyi ve bağırsakları temizler ve ülsere basura bitkisel çözüm olur. Kronik yorgunluğa ve bahar yorgunluğuna iyi gelir.
Günlük Sakızı tonik olarak ta kullanılabilir. Cilt gençleştirici ve kırışıklıklara çözüm olması ile de kullanılır. Ciltte oluşan lekelere ve yaralara sürüldüğünde yaraları hızla iyileştirir, cilt lekelerini ise yok eder.
Günlük Sakızı Zararları |
Günlük Sakızı emziren annelerde ve hamilelerde kullanımı
Günlük Sakızının gebelerde ve emzikli annelerde kullanımı riskli olabilir.
Piyasada satılan sarımsı gri renkli, bal gibi koyu kıvamlı, güzel kokulu ve acımsı tatlı günlük sakızı yağı ya da diğer bilinen ismiyle sığla yağının sağlığa olan faydaları ve bu yağın kullanımı şöyle özetlenebilir:
Günlük Sakızının Kullanımı-Günlük Yağı Nasıl Kullanılır:
• Günlük Sakızı antiseptik etkisi nedeniyle yara tedavisinde ve yaraların mikrop kapmasını engellemek için kullanılmaktadır. Bunun için yara olan bölgeye sürülmesi gerekmektedir. Tabi sürülecek olan Günlük Sakızı yağı adını verdiğimiz sakızdan elde edilen bir tür bitkisel uçucu . Yaraların temizlenmesinde ve iyileştirilmesinde dıştan uygulanır.
• Ciltte ve saçlı deride de antiseptik ve temizleyici olarak dıştan uygulanır.
• Uyuz ve mantar gibi deri hastalıklarında günlük merhemi ya da yakısı şeklinde uygulanarak, asalak öldürücü ve iyileştirici etkilerinden yararlanılır.
• Mide ve onikiparmakbağırsağı ülserlerinde yara iyileştirici niteliğinden yararlanılır. Bunun için günlük yağı sulandırılıp içine bal ya da şeker katılarak tatlandırılıp içilir.
• Ayrıca günlük yağı balgam söktürücü, nefes darlığını giderici ve bedeni rahatlatıcı etkiler taşır. Bunun için bir önceki maddedeki gibi tatlandırılıp sulandırılarak içilir.
Günlük sakızı bitkisel kürü nasıl yapılır
Ağzımızda eriterek şifalı özelliklerini kazanacağımız günlük sakızı, 2 hafta süren bir kür neticesinde boğaz yolu ve üst solunum yollarında öksürüğe ve bademcik şişmesine ve iltihabına, faranjite neden olan bakterileri vücuttan söküp atıyor.
Aktardan “Günlük sakızı” alıyorsunuz.Günlük ağacı çamgillerden bir ağaç olup sakızı da çam sakızı gibi.
Bu sakızları gün içinde aklınıza geldikçe ağzınızda eritiyorsunuz acı bir suyu çıkıyor o suyu yutuyorsunuz.Ve bir hafta 15 gün buna devam edin devam ettikçe nasıl oradaki iltihabın söküldüğünü göreceksiniz.İyi yanı ise artık tekrar etmemesi oraya yerleşmiş rahatsızlıktan kurtulmuş oluyorsunuz.
Günlük sakızının fiyatı da bir hayli uygun. Yaklaşık olarak kilosu 15 tl civarında satılıyor. Kapalı çarşıdaki aktarlardan sıkı bir pazarlıkla daha uygun fiyata almanız da mümkündür. Zaten bizlerin Günlük sakızı öksürük kesici kür için gerekli olan miktar yaklaşık olarak 100 gram civarında ve bu miktar da 1-2 lira gibi cüz’i bir tutar oluyor.
Günlük ağacı sabunu faydaları
Ak Günlük Sabunu Faydaları. Ak Günlük Sabunu, Bel ve Basen Bölgesindeki Aşırı Yağlanmayı Azaltarak Vücudunuzun Daha Diri Bir Görünüme Kavuşmasını Sağlar. Citt Kırışıklıkları ve Cilt Sarkmalarına İyi Gelir.
Ak Günlük Sabunu Faydaları
Deriye kolayca nüfus eder ve nemlendirir. Antioksidan ve gençleştirici özelliklere sahiptir. Cilde canlı ve taze bir görüntü verir. Düzenli kullanıldığında yaşlılık belirtilerini azaltır. Kılcal damarları onararak, cilt kırışıklıklarını düzeltmekte, cilt sarkmasını engellemektedir. Aynı zamanda toksinlerden arınan cilde taze ve diri bir görüntü vermektedir.

Doğal yöntemlerle saç beyazlığı nasıl giderilir

24.11.16

Saçlarınızdaki beyazları hazır satılan kimyasal boyalar yerine evinizde hazırlayabileceğiniz doğal bir karışımla kapatmaya ne dersiniz?
Belli bir yaştan sonra saçlarında beyazlar ortaya çıktığında hemen hemen her kadın ya kuaförlerde ya da satın aldığı boyalarla evde saçlarını boyamayı ve beyazlarını kapatmayı tercih ediyor. Bunun sonucunda ise düzenli olarak kimyasala maruz kalınıyor.
Ancak bunun bir çözümü yok değil. Bitki Bilim ve Güzellik Uzmanı Suna Dumankaya'nın beyazlayan saçları doğal yollarla kapatan karışımı bu soruna çare niteliğinde...
İşte Suna Dumankaya'dan beyazları kapatan doğal karışım...
Malzemeler
6 adet dövülmüş yeşil ceviz
3 adet kırmızı soğan kabuğu
1 tutam defne yaprağı
1 adet kırmızı elmanın kabukları
1 çorba kaşığı siyah çay
1 tatlı kaşığı karanfili
1,5 litre su
Hazırlanışı ve uygulanışı
Ceviz, kırmızı soğan kabuğu, defne yaprağı, kırmızı elmanın kabukları, siyah çay ve karanfili, 1,5 litre suyun içinde 10 dakika boyunca kaynatıp çay gibi demleyin. Her gün saç diplerinize sürün.
Faydaları
Bu karışım, saçınızı besler ve renginin koyulaşmasını sağlar.
Uyarı: Sarı saçlar için uygun değildir.
Önemli not: Bu karışımı 3 günde tazelemeniz gerekiyor.

Kas ve eklem ağrılarını azaltan besinler nelerdir

8.11.16

İltihaplı kas ve eklem ağrılarına, kireçlenmeye ve romatizmaya karşı beslenme tavsiyeleri...
Genellikle orta yaşın üstündeki insanlarda özellikle de kadınlarda romatizmal ağrılar ve iltihabi eklem sorunları görülmeye başlamaktadır. Bunları önlemek için beslenmeye dikkat etmek kaçınılmazdır.
Orta yaştan itibaren bazı insanlarda görülen kalçalarında, diz kapaklarında meydana gelen ağrılara kuşburnu çayı çok faydalıdır. Özellikle kadınlarda meydana gelen diz kapaklarında sıvı kaybı sonucu oluşan diz kilitlenmelerinde, diz ve baldır ağrılarında başarılı sonuçlar vermektedir.

Eklem ağrılarına karşı kuşburnu çayı

1,5 su bardağı temiz ve ılık suyun içine havanda kırdığınız bir miktar kuşburnunu atın ve 12 saat kadar bir kap içinde bekletin. (Kap alüminyum ya da bakır olmamalı) 12 saat sonunda iyice karıştırarak ve ezerek kuşburnu içeriğinin suya karışmasını sağlayın. Daha sonra süzüp, içerisine hiçbir şey katmadan -şeker dahil- her üç günde bir için. Eklem ve romatizma ağrılarında ve iltihaplarında kuşburnu içeriğindeki yoğun C vitamini ve diğer bileşimler ağrıların azaltılmasında ve özellikle iltihaplara karşı bağışıklık sisteminin güçlenmesinde etkilidir.
100 gram kuşburnunda yaklaşık 150 mg kadar askorbik asit (C vitamini) bulunmaktadır. Bu ise yaklaşık olarak 3 adet (yaklaşık 1 kg) portakaldaki C vitaminine eşdeğerdir.

Romatizmal ağrılar ve kireçlenmeye karşı yumurta kabuğu zarı

Amerika'da yapılan bilimsel bir çalışmada tesadüf eseri yumurta kabuğu zarının kıkırdaktaki sancıya ve tutukluğa karşı çok iyi geldiği ortaya çıktı. Başta Amerika ve Almanya'da toplam dört bilimsel çalışmanın ardından yumurta kabuğu zarındaki farklı protein polimerlerinin bazı bel ve diz ağrılarını 7 -10 gün arasında % 40 oranında azalttığı saptandı.
En son 2014'te Almanya'da yapılan çalışmada ise yumurta kabuğu zarından elde edilen preparatların vücuttaki romatizma ağrılarına ve kireçlenmeye karşı hem tedavi edici hem de ağrıyı giderici etkisi olduğu saptandı.
Romatizma ağrıları ve diğer eklem sorunları için günde 1 ya da 2 tane yumurta kabuğu zarı tüketilebilmektedir. Tabii tüketmeden önce, alerji gibi faktörlerin gözden geçirilmesi şart. Tavsiyemiz, yumurtanın beyazını zarıyla birlikte tüketmenizdir.



Kas ve eklem iltihaplanmasına karşı zerdeçal

Zerdeçal; kas ve eklem iltihaplanması için önerilen başlıca şifalı baharatlardan biridir. İçerdiği etken madde olan kurkumin sayesinde kanı inceltmekte ve iltihap miktarını azaltmaktadır. Yemeklere ya da çorbalara yarım çay kaşığından az olmak şartıyla zerdeçal eklenmeli. Günde bir çay kaşığını aşmamanız önerilir.


İltihabi romatizmalara karşı kuru dut

İltihabi romatizmalarda kandaki iltihap miktarını azaltmak için beslenme desteği olarak kuru dut yenmesi tavsiye edilmektedir. Ancak şeker hastalarına kuru dut önerilmemektedir. Şeker sorununuz yoksa beyaz kuru dut yiyebilir veya beyaz kuru dut şerbeti içebilirsiniz.
Bunların dışında tavuk kemiği iliği (doğal tavuk tercihimizdir), sığır iliği ve kıkırdağı çorbası, karides gibi deniz ürünleri, diğer balık etleri ve özellikle kıkırdaklı bölümleri tüketmenizde fayda olabilir.
Ayrıca, beyaz un ürünleri ve beyaz şeker ürünlerinden uzak durmanızda, kimyasal katkılı hazır besinleri tüketmemenizde fayda vardır. Sigara kullanımı ve gizli şeker gibi sorunlar bu riski oldukça artırmaktadır. Ağır egzersizlerin de çok tehlikeli olduğu unutulmamalıdır. Sigara kullanımını azaltarak hafif egzersizler ile kilo vermeniz oldukça önemlidirr.
Bu tavsiyeleri uyguladığınız takdirde romatizmal ağrılarla ilgili sorunlarınızın hafiflediğini fark edeceksiniz...

Balkabağının faydaları nelerdir?

Uzman Diyetisyen İpek Ağaca Özger balkabağını yemeklerde kullanma alışkanlığınız yoksa bu alışkanlığı kazanmanın zamanının geldiğini belirtti.
Balkabağı A vitamini deposudur. Kalori miktarı düşük ve liften zengin olan balkabağı ayrıca önemli oranda demir içermektedir. Uzman Diyetisyen İpek Ağaca Özger

Kanseri 20 günde iyileştiren ot

20.10.16

Geçtiğimiz günlerde kansere çare bulan Manisa Akhisar'lı Lütfü Acet amcamızın haberini yayınlamıştık. Yoğun istek üzerine bitkinin ne olduğunu ve nerelerde yetiştiğini araştırdık. Kanser otunun adı kimisine göre pelin otu, kimisine göre çoban çırası otu, kimine göre de yapışkan andız otu... Çoban çırası otu ve Pelin otunun her ne kadar kansere iyi geldiği bilinse de otun yapışkan andız otu olduğu daha güçlü iddialar arasında. İşte kansere çare olan o bitki hakkındaki detaylı bilgiler..

Manisa’da kendi topladığı otlarla insanlara şifa dağıtan Lütfü Acet, kanseri tedavi eden bir bitkinin bulunduğunu belirterek bitkinin kanseri 20 günde yendiğini söyledi. Kendisi de ölüm noktasındayken kanseri yenen Acet, 30 yıldır bu bitki vesilesiyle insanlara şifa dağıtıyor. Acet'in bu bitkinin adını bilmediğini ifade etmesi nedeniyle bitkinin adını sizin için araştırdık ve bulduğumuz bilgileri sizinle paylaşıyoruz. 
KANSER OTUNUN ADI NEDİR?
Bitkinin adının çoban çırası ve pelin otu olduğu iddiası olsa da yapışkan andız otu daha kuvvetli bir iddiadır. Bu bilgi kesin olmamakla birlikte kanser otunun resimlerinden de anlaşıldığı kadarıyla yapışkan andız otu daha yakın olduğu görülmektedir. Yapışkan andız otu hakkında yapılan araştırmalarda kansere iyi geldiği de belirtilmektedir. Bu konuda uzman kişilerin ise açıklama yapmasını merakla bekliyoruz. 
İşte kanser otu
Bu da yapışkan andız (İnula viscosa) otunun çiçek açmış hali:
KANSER OTU NEREDEN TEMİN EDİLİR?
Manisa’nın Akhisar İlçesinde Seyit Ahmet Türbesine gönül vermiş ve bu türbeyi yaşatmaya kendini adamış 70-80'li yaşlardaki Lütfü Acet, Manisa Akhisar'da Seyit Ahmet köyünde keşfetmiş. Bu köye gitmeniz durumunda bitkiyi kolayca bulabilir ve nasıl kullanabileceğinizi öğrenmiş olursunuz. Fakat bitkinin sadece Manisa'da değil aynı zamanda Akdeniz-Ege sahil şeridinde 800-900 metre rakımda yetiştiği de iddia ediliyor. Yapışkan andız otunun ise Türkiye'nin hemen hemen her yerinde yetiştiği biliniyor. İsimle beraber görseline de özellikle dikkat etmenizi doğru bitkiye ulaşmanız açısından tavsiye ederiz.
KANSER OTU NASIL KEŞFEDİLDİ?
Bundan 30-40 yıl önce Manisa'da yaşayan bir kadın meme kanseri nedeni ile tedavisini Ankara’da görmekteymiş. Manisa'dan Ankara’ya tedavi için gidip gelmekte ama faydasız bir yolculuk. Bir gün bu kadın evinden bahçesine çalışmaya giderken hastalığın verdiği etki ile iyice yorgun düşer ve yolun kenarına dinlenmek için oturur. Yolda yaşlı bir amcanın kendisine doğru geldiğini farkeder, amca gayri ihtiyari bir şekilde kadına sorar, "Kızım sen neden köyün dışında yolun kenarında oturuyorsun" diye sorar. Kadın ise hastalığını anlatır ve dermanın kalmadığını bu sebepten oturduğunu söyler. Yaşlı amca o zaman "Şu önündeki otu görüyormusun;? İşte o otu topla kaynat kaynat iç. İnşallah derdine derman ve şifa bulursun" der ve kaybolur. Kadın yaşlı amcanın söylediklerini yapar ve kısa sürede kanserden tamamen kurtulur. Bu hikayeyi öğrenen ve gırtlak kanseri tedavisi gören Lütfü Acet amca da bu tedavi yöntemini dener ve şifa görürür. Otun kansere olan faydasını gördükten sonra tüm insanlığa faydalı olmak ister.
KANSER OTUNUN ÖZELLİKLERİ
Bitkiyi kolayca tespit etmeniz açısından özelliklerine de değinmek istiyoruz.
Bu bitkinin oldukça yapışkan ve oldukça ağır bir kokusu var. Yapışkan olması nedeniyle yapışkan andız otu olduğu düşünülmektedir. Bu ot ilkbahar aylarında çıkmaya başlar, Ağustos ayında çiçek açmaya başlar. Siz bu otu Ağustos ayının sonuna kalmadan yani çiçek açmadan toplamanız ya da temin etmeniz gerekir. Özellikle bu otu kendiniz bulur ve toplarsanız yapışkan olmasından dolayı tüm pislikleri üzerinde toplayacağını ve otu kullanırken zehirlenme ihtimaline karşı dağlık, insanların uzak olduğu eksoz dumanlarının değmediği yerlerden toplamınızı öneririz.
KANSER OTU NASIL KULLANILIR?
1 litre suyu kaynattıktan sonra 2-3 orta boy otun dalından elinizle bölerek kaynayan suyun içine atıp 12 dakika (10-15 dakika) kaynatın. Kaynattıktan sonra cam bir sürahiye doldurun. Elde ettiğimiz 1 litre suyu uyandıktan sonra  tekrar yatağınıza gidinceye tüketin. 21 gün bu işleme devam edilip hastalığınızın durumunu tekrar kontrol ettirin. Büyük ölçüde değişme olması gerektiği söyleniyor. İnsan zaten kendinde bu durumu hisseder. Daha da emin olmak isterseniz tekrar doktor kontrollerinden geçerek durumu teyit edebilirsiniz.
KANSER OTUNU NASIL SAKLANMALI?
Yeşil olarak temin ettiğiniz kanser otunu güneş görmeyen bir yerde ya da odada sererek kurutmalısınız. Daha sonra demetler haline getirip yine güneş görmeyen çürümeyecek bir yerde muhafaza edebilirsiniz.
HANGİ TÜR KANSERE İYİ GELİYOR?
Şuan için tespit edilen kanser türleri; gırtlak, ağız, meme kanseridir. Diğer tüm kanser çeşitlerine de iyi geldiği söyleniyor.
DİKKAT!
Lütfen bu bilgiler ışığında, bu otun faydaları konusunda yorumlarla bilgi paylaşımı yapınız. Ve bilgilerinizi paylaşmaktan kaçınmayınız. Bitki ile ilgili kesin bilgisi olan okuyucularımız yorumlarda bilgisini paylaşarak faydalı olabilirler. 
ÖNEMLİ UYARI: Otu kullanıp yan bir etkisini gördüğünüz anda bir doktora başvurmayı unutmayın. Gebe iseniz kullanmadan önce mutlaka doktorunuza başvurunuz. Bu bilgiler tecrübeye dayalı bilgiler olup tıbbi kaynaklardan da yararlanılmıştır. Fakat kesin çözüm olduğu söylenemez. Şifa Allah'tandır. 
Kaynak: yeniakit.com.tr

Reklam

Beğenin

Popüler Yayınlar

 
Sponsor Linkleri : Evdizayn | Sağlıkçılar | Film İzle
Copyright © 2013. Doğal Tedavim - All Rights Reserved
Hazırlayan SiHa