Son Yazılar
Yükleniyor...
Powered by Blogger.

Arama

Manşet

Son Yazılar Bitkisel tedavi yöntemleri

Yağ yakımını hızlandıran besinler

22.8.16

Yeşil çay:


’American Journal of Clinical Nutrition yayımladığı raporda gün içinde birkaç fincan yeşil çay içmenin bir tip fitokimyasal olan kateşin içeriği sayesinde metabolizmayı etkilediğini, yağ oksidayonu ve termogenezisi artırmaya yardımcı olabileceğini belirtmiştir. Bunun özellikle kafeine duyarlı kişiler için ideal bir seçenek olmadığını da ekledikleri raporda böyle bir sorunu olanlar için, yeşil çayda bulunan kateşin türü olan, EGCG’yi konsantre dozda içeren bir supleman almayı deneyebilecekleri şeklinde bir öneride bulunmuşlardır.


Tam tahıl


Yıkılmak için verdiğinin iki katı kaloriye neden olan tam tahıl mı yoksa sizin için laboratuvarda yıkımı çoktan gerçekleşmiş işlenmiş ürünler mi? Doğru seçeneği tercih ettiğinizi varsayarsak, bu durumda mutfağınızda kahverengi pirinç gibi tam tahıl ürünlerini kullanmak akıllıca bir seçim olacaktır.

Hindistan cevizi yağı


Hindistan cevizi yağı, yağ yakıcı bir etkiye sahip. Bu etkisini de tamamen, vücutta yağ olarak depolanmak yerine enerji olarak kullanılan orta zincirli trigliserid içeriyor olmasına borçlu.

Yağsız et:


Protein termojenik bir etkiye sahiptir, bu da yediğiniz diğer besinlerle karşılaştırıldığında daha çok kalori yakmak anlamına gelmektedir. Eğer sizde daha az kalori alıp daha çok kalori yakmak istiyorsanız tercihinizi tavuk göğsü gibi beyaz etlerden yana kullanabilirsiniz.

Acı biber:


Jalapenos ve chilis gibi acı biberler yağ yakıcı etkiye sahip olabileceği düşünülen kapsaisin içerir. Araştırmalar kapsaisinin erkeklerde ve kadınlarda yağları okside ederek karın çevresini incelttiğini göstermiştir. Kapsaisinin dinlenme metabolik hızını artırdığı, böylece vücudunuzun dinlenme anında yağ ve kalori yakımını artırdığı da tespit edilmiştir.

Mercimek


Mercimek, demir içeriği çok yüksek bir besindir. Eğer vücudunuz için elzem demir gibi bir besin ögesi eksikliğine sahipseniz, metabolizmanız olması gerektiği gibi çalışmaz ve bunun sonucunda yavaşlar.

Muz:


Muz ve kurubaklagil gibi besinlerde bulunan dirençli nişastanın vücuttaki yağ oranı üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Nişasta bağırsaklarda bulunan iyi bakteriler tarafından yağ asidine dönüştürülür ve yemek sonrası yağları metabolize edip birikmesini önleyerek uzun vadede obezitenin azalmasına yardımcı olur.

Badem:


Badem ve diğer yağlı tohumlar içerdikleri protein sayesinde, metabolizma hızını artırma etkisi olan kasların yapımına yardım eder.

Brokoli:


Brokoli, fitokimyasal bir besin ögesi olan sülforafan içeriği sayesinde aynı zamanda yağ hücrelerinin yakımına da yardımcı oluyor.

Avakado:

Avakado yüksek yağ içeriğine sahip bir besindir, iyi haber ise bu yağların yapısının tekli doymamış olmasıdır. Yeni araştırmalar doymamış yağ tüketen kişilerde karaciğer ve karında daha az yağ depolandığını göstermiştir

Sahurda hangi yemekleri yemeliyiz

3.6.16

Ramazan ayı başlıyor. Günlerin uzun olması ve tutulacak orucun süresinin çok olmasından dolayı Ramazan’da tok tutan yiyecekler nelerdir araştılır. Yaz aylarında tutulan uzun süreli oruçlarda en önemli şey susuzluktur. Bunlardan dolayı Ramazan’da sahurda yiyeceğimiz gıdaların bizim hem tok tutmasını isteriz hem de susatmayacak, su tüketimini artırmayacak besinler olsun isteriz.Bu sebeble Ramazan’da sahura kalktığımız zaman ne yapmalı ve neler yapmamalı inceledik.
Sahurda çay içmekten vazgeçin. Çünkü çay diüretiktir yani idrara çıkmayı arttırır, vücuttan su atar.
Tuz oranı yüksek yiyeceklere dikkat edin. Salam, sosis, sucuk, tuzlu peynirler, pastırma ve zeytinden uzak durun.
Kızartmalar ve yağ oranı yüksek yiyecekler, patates kızartması, börekler, açmalar, köfteler, pilavlar, pizzalar gün içinde susuzluğunuzu çok arttırır.
Şekeri yüksek yiyecekler kan şekerinizi hızlı düşüreceği için daha çabuk acıkmanıza neden olur. O nedenle özellikle sahurda kek, kurabiye, tatlı, çikolata, bal, reçel türü yiyecekler yemeyin.
Ekmekten vazgeçmeyin. Sahurda yiyeceğiniz iki dilim tahıllı veya çavdar ekmeği ihtiyacınız olan karbonhidrata bire-bir çözümdür.
Eğer tansiyon probleminiz yoksa terleme ile vücuttan kaybedilen elektrolitleri yerine koymak için 1 şişe doğal maden suyu için.
Her sahurda en az 3 bardak su içmeyi ihmal etmeyin.
SAHURDA YEDİĞİMİZDE UZUN SÜRE TOK TUTACAK BESİNLER
YEŞİL ÇAY
Yeşil çay, çay yaprakları hasat edildikten sonra hemen kurutulan yapraklardan meydana gelir. Eski tıbbi yazıtlarda çayın uyarıcı özelikte olduğu, yorgunluğu giderme ve beyin fonksiyonları üzerinde olumlu etkilere sahip olduğu yazılmıştır. Yeşil çayla ilgili yapılan çalışmaların pek çok çalışmada yeşil çay tüketiminin içerdiği kateşin sebebiyle kilo kontrolünde ve vücut yağını azaltmada önemli olduğu görülmüştür. Yeşil çay tüketimi kalbin endotel fonksiyonun yükseltilmesinde de etkilidir. Herhangi bir sağlık probleminiz yok ise ramazanda günde 2–3 fincan yeşil çay içerek kalbinizi ve bedeninizi mutlu edebilirsiniz.
YUMURTA
Bilinen iki çeşit örnek proteinden birinin anne sütü diğerinin yumurta olduğunu biliyor muydunuz? Anne sütünden sonra en kaliteli protein olması, uzun süreli doygunluk hissi sağlaması ramazan ayında sahur sofralarında yumurtanın bulunmasını gerekli kılıyor. Kahvaltıda yumurta tüketilen günlerde gün içerisindeki iştah seviyesi daha düşük seyreder.
Yapılan çalışmalarda da kahvaltıda yumurta yiyen bireylerin o günkü kalori alımları daha düşük olduğu gösterilmiştir. Yumurta kan şekeri kontrolü de sağlayarak yemek yeme isteğini düşürüyor.
TARÇIN
Tarçın üzerine yapılan sayısız çalışmanın sonuçları bir tutam tarçının dahi yemek sonrası insülin tırmanışlarını engelleyip, açlıklara son verdiğini göstermiştir. Ramazanda kan şekerinin dengelenmesinin yanı sıra trigliserid ve kolesterol seviyelerin düşürülmesi isteniyorsa düzeli olarak her gün silme bir çay kaşığı kadar tarçın tüketilebilir. Sahurda içeceğiniz 1 çay kaşığı tarçın eklenmiş 1 su bardağı yarım yağlı süt bir sonraki gün daha rahat oruç tutmanızı sağlar.
ÇÖREKOTU
Ölümden başka birçok derde deva olduğu söylenen çörekotu birçok faydası yanında doygunluk hissi sağlamasıyla da ramazanda tüketilmesini önerdiğim bir baharattır. Sahurda öğütülerek ya da tam haliyle salatalara, yoğurda eklenecek çörekotu doygunluk hissi dışında zindelik de yaratır.
İçerdiği sağlıklı yağlar tokluk hissi yaratır. Maydanoz, dereotu, nane, fesleğen gibi yeşilliklerle hazırlayacağınız bir sahur kahvaltısına serpeceğiniz çörekotu kilo kontrolünüzü sağlarken, aynı zamanda mide ve barsak sisteminin de desteklenmesinde etkili olacaktır.
SÜT
Biri iftarla sahur arasında biri sahurda olmak her gün 2 bardak süt içilmeli. Süt önemli bir kalsiyum ve D vitamini kaynağı olmasının tok tutarak açlık hissini bastıracaktır.
ESMER BUĞDAY
15. yüzyılda Avrupa'ya gelen esmer buğday Japonya başta olmak üzere Rusya, Kanada, Fransa ve Türkiye de yetiştirilmektedir. Magnezyum, B vitamini ve manganezin sengin bir kaynağıdır. Kaynaklardaki bilgiler arasında bu zengin içeriği sayesinde Çin ordusu tarafından güçlerinin artması için tüketildiği de yer almaktadır.
Yapılan bilimsel çalışmalarda esmer buğday tüketen deneklerin beden yağ yüzdelerinin düştüğü, sağlıklı yağ oranlarına doğru yol aldıkları gösterilmiştir. E vitamini, selenyum, fenolik asit ve kolesterol düzeylerini düşüren flavonoidlerce zengin olan esmer buğday ramazanda salatalara, ekmeklere eklenerek hem iştah kontrolünün sağlanması hem de kolesterol seviyelerinin düşürülmesi için kullanılabilir.
KEFİR
Sindirimi ve hazmı kolay, besleyici bir içecektir. Tıpkı yoğurt gibi sindirim sisteminin desteklenmesine yardımcı bir fermente edilmiş süt ürünüdür. Yoğurttan daha yoğun olan probiyotik içeriği ile barsaktaki iyi huylu bakterilerin artmasına yardımcı olur, kötü huylu bakterilerin yerleşmesini önler.
Laktoz intoleransı olan, mide problemleri olan bireyler tarafından da rahatlıkla tüketilebildiği için kıymetlidir. İçeriği zengin mineral, vitaminlerle dolu kefir sıcak yaz günlerinde sıvı alımını arttırmak için kullanılabilecek serinletici bir içecektir. Kefir; Bağışıklık sistemini güçlendirir, mide barsak florasını dengeler, hazmı kolaylaştırır, kabızlığı önler, kansere karşı koruyucudur, yüksek tansiyon, kolesterol düşürülmesinde etkilidir.
KURU FASULYE
Bir beslenme kılavuzu olan My Pyramid 2005'te haftada 3 su bardağı dolusu fasulye tüketilmesi önerildiğini biliyor muydunuz? Günümüzden 7000 yıl önce çeşitli medeniyetler tarafından yetiştirildiğini bildiğimiz fasulye ramazanda kilo kontrolü sırasında en büyük yardımcılarımızdan biri olabilir.
Yapılan çalışmalarda baklagil tüketen bireylerin kan şekeri kontrolünün daha iyi olduğu ve baklagillerin mükemmel tokluk hissi sağladığı tespit edilmiştir. 1999–2002 yılındaki Ulusal Sağlık ve Beslenme Sınama Araştırmasındaki araştırmacılar, fasulye tüketen bireylerin tüketmeyenlere oranla daha iyi kilo kontrolü sağladıkları bulmuştur.
Ramazanda fasulye tüketiminizi ana yemeğin yanında bol mevsim yeşillikli kişi başı bir tatlı kaşığı yağlı bir piyaz olarak veya fasulyeyi ana yemek olarak pişirerek dâhil edebilirsiniz.
MEYVELER
Sahurda bolca meyve tüketin Yapılan araştırmalar sonucunda yapısında triptofan aminoasidi fazla olan besinlerin iştahı azalttığı belirtilmiştir.
Muz, avokado, yulaf ve süt triptofan bakımından zengin gıdalardır. Bezelye, fıstık, fasulye gibi albumin bakımından zengin besinler tüketerek iştahınızı azaltabilirsiniz. Meyveler doğal şeker kaynağıdır.
Sahurda tüketeceğiniz 2-3 porsiyon meyve sizi gün içinde rahatlatacaktır. Kan şekerinde hızlı iniş çıkışlar açlık hissinin oluşmasındaki en önemli faktörlerden birisidir.
Krom kan şekeri düzenleyen bir mineraldir. Yulaf, peynir, ısırgan otu, meyan kökü, buğday, süt ve süt ürünleri, yer fıstığı önemli krom kaynaklarıdır.

Toksinlerden arınmaya yardımcı 23 besin

Vücudunuzu toksinlerden arındırmak için hangi besinleri tüketmeniz gerektiğini biliyor musunuz?

Sağlıklı beslenme, artık her yerde ve her yaşta insanın yaşam tarzı haline geldi. Beslenme düzeninizde yaptığınız ufak değişiklerle fit bir görünüm kazanırken, vücut sağlığınıza da yatırım yapmış olursunuz.
Vücudu toksinlerden arındıran besinler...
Domates: Organik domates zamanında tüketildiği zaman iltihap oluşumunu önlüyor. Potasyum, likopen ve bol A vitaminine sahip olan domates, toksinlerden arınmada çok güçlü bir silah.
Elma: Toksin atıcı, güçlü bir lif kaynağına sahip olan elma sindirim sisteminin toksinlerden arınmasına yardımcı olur.
Muz: Vücutta toksin üretimini azaltan muz, kolesterolü düşürmesi konusunda da oldukça başarılı bir meyve.
Somon: İçerdiği Omega 3, beyin ve kalbi korur. Aynı zamanda karaciğer dostudur.
Yulaf: Yulaf kolesterolü düşürmesinin yanı sıra bağırsak sağlığı için de oldukça önemli.
Avokado: İçeriği sayesinde karaciğere zarar veren toksinlere karşı oldukça etkilidir.
Yeşil çay: Yüksek oranda antioksidan içerir, kalp sağlığını destekler, sindirime yardımcı olur ve metabolizmayı hızlandırır.
Limon ve greyfurt: C vitamininden zengin olan bu meyveler, vücudun bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, mide ve bağırsaklar üzerinde de etkisi vardır.
Enginar: Kolesterolün düşürülmesine yardımcı olan enginar aynı zamanda karaciğer detoksunda da oldukça etkili.
Su: Hayattaki en önemli kaynaklarımızdan birisi de sudur. Sağlığa faydasını saymakla bitiremeyeceğimiz su, derinin nem oranı artırır ve vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olur.
Ceviz: Omega 3 içeren ceviz, arjinin ile karaciğeri koruma özelliğine de sahip.
Yeşil yapraklı sebzeler: Önemli beta karoten kaynakları olan yeşil yapraklı sebzeler toksinlerin vücuttan atılmasında büyük bir öneme sahip.
Ispanak: Zengin magnezyum içeriğine sahip ıspanak, çok güçlü bir toksik madde temizleyicidir.
Sarımsak ve soğan: Bağışıklık sistemini güçlendiren sarımsak ve soğan, sindirimi harekete geçirir, vücuttaki fazla suyu atar ve toksinlerin karaciğerden atılmasına yardımcı olur.
Portakal: Antioksidan ve C vitamini yönünden zengin olan portakal, hem gribal enfeksiyonlardan korunmak hem de karaciğeri güçlendirmek için ideal bir meyve.
Brüksel lahanası: Vücudu toksinlerden temizler.
Pancar ve havuç: İyi bir antioksidan olan beta karoten ve C vitamini bakımından çok zengin olan pancar ve havuç, çok güçlü bir toksin temizleyici.
Nar: Antioksidan bakımından zengin olan nar, kan basıncını dengeleyerek, damarları korur.
Kuru erik: Vücuttan toksin atma özelliğine sahip.
Brokoli: Kanser riskini azaltan brokoli, mineral ve vitamin oranları açısından oldukça yüksek olmasının yanı sıra vücudu toksinlerden arındırma özelliğine sahip.

Protein tüketimi ile ilgili bilmeniz gerekenler

21.3.16

Protein, kas, kemik, kan gibi dokuların büyümesini ve devamlılığını sağlar. Dengeli beslenmede temel besinler listesinin başında yer alan proteinler ile istediğin kiloya ulaşmak mümkün. Diyetisyen Kübra Bal, protein alımının avantajlarını, hangi proteinin ne kadar tüketilmesi gerektiğini ve inatçı kilolara karşı 3 günlük protein diyetini açıklıyor.
Proteinler vücut hücrelerimizin temel yapı taşlarıdır. Kas, kemik, kan gibi dokuların büyümesini ve devamlılığını sağlarlar. Ayrıca enzimlerin, hormonların, hemoglobinin yapısında bulunan proteinlerin antikor oluşumuna, pıhtılaşmaya, vücudun elektrolit ve asit-baz dengesinin düzenlenmesine katkıları vardır.
Vücudumuz sürekli kendini yenilediğinden vücutta bir protein yapım ve yıkımı söz konusudur. Karbonhidrat ve yağlar vücutta depolanır ve ihtiyaç halinde kullanılırken, proteinler depolanmazlar. Bu nedenle yaşamın devam etmesi için, vücuttan atılan proteinin yerine yenisinin konulması gerekir. Bu da besinlerden alınan proteinle mümkündür. Yeterli ve dengeli beslenmenin en temel besin ögesi olan proteinlerin, zayıflamaya da katkısı büyüktür.

Proteinle gelen güç

Yapılan birçok çalışma, protein tüketmenin karbonhidrat ve yağ tüketmekten daha doyurucu olduğunu gösteriyor. Diyetlerde ihtiyaç olan tokluk, proteinli besinlerle sağlanır.
Proteinler sindirilip metabolize olurken, karbonhidrat veya yağ sindirim sürecine nazaran iki kattan daha fazla enerji harcanır.
Kalorileri aynı bile olsa proteini yüksek diyetler zayıflama sürecinde yağsız vücut kütlesinin daha fazla tutulmasını sağlar ve böylece kas dokuları korunmuş olur. Kas kütlesi yüksek olan bireyler daha kolay kilo veririler.
Proteinli yiyeceklerin glisemik indeksleri daha düşüktür. Bu durumda, kan şekerinde daha az dalgalanmalara neden olur. Karbonhidratlar gibi kan şekerini hızlı yükseltmezler, böylece sık acıkmaların ve atıştırmalıkların önüne geçilir.

Proteinle çifte egzersiz

Diyetle alınan proteinin vücut tarafından etkin kullanımı egzersizle artar. Yeterli miktarda protein tüketmek, ağırlık taşıma ya da kaldırma, merdivenlerden inme ya da çıkma gibi dayanıklılık egzersizleriyle birleşirse, kilo verirken kaslarınızı korumanıza ve istediğiniz forma girmenize yardımcı olur. Bu durumda yağ kütlesi azalır, kas kütlesi artar. Bir anlamda, yağlarınızı kasa dönüştürmüş olursunuz. Yağ yakarken kaslarınızı korur ve bedeninizi forma sokarsanız kendinizi daha iyi hisseder ve iyi görünürsünüz. Aynı zamanda daha iyi bir şekle kavuşur, marketten aldığınız poşetleri daha kolay taşıyarak merdivenleri çıkar ya da çocuklarınızın peşinden daha rahat koşabilirsiniz. Sizinle aynı kiloda olan ama yağ oranı yüksek birine göre daha fazla kalori yakarsınız.

Ne kadar protein

Günlük enerji ihtiyacının yüzde 20-25 'i protein içerdiğinden, düşük proteinli diyetlere göre daha kolay ve hızlı kilo kayıpları görülür.
Vücudumuzun ihtiyacı olan protein gereksinimini etkileyen birçok faktör var. Yaş, cinsiyet, egzersiz, büyüme çağı, hamilelik,…vs. Diyetinizde günlük protein ihtiyacınızı ortalama olarak kilonuzu 1-1,5 değeri ile çarparak bulabilirsiniz.

Hangi proteini tercih edelim

Diyetinizde ne kadar çeşitlilik yaratırsanız vücudunuzun sağlıklı olmak için ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve diğer mikro besinlerin bütün çeşitlerinden alma ihtimaliniz o kadar artar. Ayrıca, protein kaynaklarını çeşitlendirmeniz temel yağlardan ve aminoasitlerden dengeli bir biçimde tüketme eğiliminizi de yükseltir. Daha yağlı protein kaynaklarının doyurucu olma özelliği daha fazladır. Böylece yağlı etler ve tam yağlı ürünler tüketebilirsiniz.
Örnek protein anne sütü ve yumurta
Proteinler, aminoasit zincirlerinden meydana gelir. Hayvansal kaynaklı proteinler tüm önemli aminoasitleri içerdiği için iyi kaliteli protein, bitkisel proteinler ise bir veya daha fazla aminoasiti eksik içerdiği için düşük kaliteli protein olarak adlandırılır. Hayvansal kaynaklı proteinlerin (et, süt, yumurta,..) sindirilebilirlik oranı yüzde 91-100 iken, bitkisel kaynaklı olanların (tahıllar ve kuru bakliyatlar) yüzde 69-90'dır. Anne sütü ve yumurta örnek protein içeren iki temel besindir.

Proteini artırmak için nasıl beslenilmeli

Sabahları: 2 yumurtalı az yağlı omlet veya menemen, 2 dilim peynir.
Öğle ve akşam yemeklerinin en az birinde: 150 gr kırmızı et / 250 gram tavuk veya hindi /120 gr ton balığı /1 porsiyon ızgara balık
Haftada 2 gün kuru bakliyat yemeği veya salatası (karabuğday, kinoa, maş fasülyesi, barbunya, mercimek,…)
Ana yemeklerde: 1'er kase yoğurt ya da 1 bardak kefir
Ara öğünde: 1 avuç kuruyemiş karışımı (ceviz, badem, kaju, fındık, yer fıstığı,..)

İnatçı kilolara karşı 3 günlük protein diyeti

Sabah
2 adet yumurta (haşlanmış, omlet, menemen gibi olabilir.)
2 dilim peynir çeşitleri
Roka, maydanoz, kırmızı biber
Öğle ve akşam
120-150 gram kırmızı et / tavuk eti / ızgara balık / ton balığı
Zeytinyağlı bol salata
İkindi ara öğünü
1. gün: 1 bardak süt +3 ceviziçi
2. gün: 1 bardak kefir + 15 iç badem
3. gün: 2 kutu probiyotik yoğurt + 15 fındık
Bu diyette çorba, kuru bakliyat, ekmek, meyve vs bulunmamaktadır. Yanı sıra 2 litre su içilmelidir.
Bu diyet listesi 20-45 yaş arası sağlıklı bireyler içindir. Çocuklar, hamileler, böbrek hastaları tarafından uygulanmamalıdır.

Mucize meyve Goji hakkında bilmeniz gerekenler

5.3.16

Belki adınız yeni duydunuz ama eminim ki bu meyveyi daha önce pazarda,çarşıda internette gördünüz..Goji hakkında bilgileri sizlerle paylşacağım.Goji nedir,nerelere faydası vardır,yan etkileri var mıdır? gibi soruların yanıtı yazımızda..








Son zamanlarda sık sık adını duymaya başladığımız bu küçük, turuncu meyve hakkında neredeyse her gün yeni bir bilgi ortaya çıkıyor. Yapılan araştırmalar, ondan bir avuç yemenin, içmenin veya cilde sürmenin yaşam kalitesini arttırdığını ve düzenli kullanımda birçok sağlık sorununa iyi gelebileceğini ortaya koyuyor. Peki, nedir bu herkesin dilinde dolanan mucize meyvenin sırrı?

Goji bitkisi, yaprak döken patlıcangiller ailesine ait iki türü olan bir meyve...Gojinin bu iki türü Lycium barbarum ve Lycium chinense olarak bilinir. Bu bitkiler çoğunlukla ılık ve tropikal iklime yakın yerlerde bulunuyor ve birçok faydası sebebiyle Çin’de geniş ölçüde yetiştiriliyor. Çin’in yanı sıra, Tibet ve Moğolistan’ın Himalaya bölgelerinde de yetişiyor. Bu parlak turuncu renkli meyveler yüzyıllar boyunca Çinliler ve Tibetliler tarafından tüketilmesine rağmen, insan sağlığına olumlu etkilerinden dolayı bütün dünyanın dikkatini yeni yeni çekmeye başladı.  







EN ÖNEMLİ FAYDALARI NELER?

  • Dünyadaki en yüksek antioksidan yiyeceklerinden biridir.
  • % 13 protein içerir, kepekli buğdaydan daha yüksektir.
  • Portakaldan yüzlerce kat daha fazla C vitamini içerir.
  • Karbonhitratların enerjiye çevrilmesi için gerekli B vitaminleri içerir.
  • Sağlıklı bir cilt yapısını destekleyen Manganez ve Bakır açısından zengindir.
  • Beta Sitosterol içerir, anti-alevlendirici bir ajandır. Kolesterolü düşürür.
  • Hormonların, beyin ve sinir sisteminin düzgün iş görmesi için vücudun üretimi için gereken yağlı asitleri içerir.
  • Kalp ve kan basıncına faydası olan maddeler içerir.


İÇİNDE HANGİ VİTAMİNLER VAR?
 19 farklı amino asit içerir (Arı poleninden altı kere daha yüksek). Methionine, Leucine, Isoleucine, Lysine, Phenylalanine, Threonine , Tryptophan, Valine ... 21 iz minerallerini içerir. Çinko, kalsiyum, germanyum, selenyum, fosfor bunlardan sadece bazıları... İçeriğindeki Germanyum kansere karşı koruyucu bir iz mineralidir. Nadiren, yiyeceklerde bulunur. %8 Vitamin E içerir. (Çok nadiren meyvelerde bulunur, sadece tahıl ve tohumlarda) Solavetivone içerir. Bu madde güçlü bir anti fungal ve anti-bakteriyeldir. Havuçtan daha iyi bir beta karoten kaynağıdır.


Çatlayan dudaklarınıza doğal krem

15.1.16

Soğuktan kuruyan ve çatlayan dudaklarınıza evinizde kolayca hazırlayabileceğiniz balmı uygulayabilirsiniz.


Çoğu kadın vanilya kokusuna bayılır ancak yazın çok ağır geldiğinden parfüm veya kremlerde tercih etmesi zordur. Fakat kış için her anlamda ideal bir kokudur. Özellikle vanilya özleri içeren parfümleri kullanmayı sevenler, bu dudak balmını tercih ederek kokularını tamamlayabilirler. Ayrıca vanilyanın çok iyi bir nemlendirici olması, sıklıkla kuruyan dudaklar için yararlıdır.
İşte vanilyalı balm için ihtiyacınız olan malzemeler:
  • Balmumu
  • Hindistan cevizi yağı/zeytinyağı
  • Vanilya yağı ve isteğe göre vitamin E kapsülü
  • Limon yağı

Yapılışı: Bu tarifte de balmumu ve Hindistan cevizi yağı ya da zeytinyağını aynı miktar ve yöntemlerle eritin. Ilıdığında içine 5 damla vanilya yağı ve vanilyanın limonla dansını sevenlerdenseniz, 3 damla limon yağı ekleyebilirsiniz. Yoğun nemlendirme ve besleme istiyorsanız 1 adet E vitamini kapsülünü kırıp, içine dökebilirsiniz. Tüm yağları iyice birbirine geçene kadar karıştırın ve soğumaya bırakın. Balmınız hazır.

Kas ve Eklem ağrılarına neler iyi gelir

Hastalandığımızda ya da spor sonrası yaşadığımız kas ve eklem ağrıları oldukça zor bir durumdur ve ağrısı da öyle hemen geçmez. Ancak bu ağrıları hafifletmenin doğal ve sağlıklı bir yolu var.
İşte kas ve eklem ağrılarına iyi gelen karışım, çorba ve bitki çayları:
Zerdeçal çayı: Zerdeçalın acı tadına bakmadan, özellikle çay olarak tükettiğinizde eklemlerinizi iltihaptan koruyarak ağrılarınızı dindirmeye yardımcı olur. Eklem ağrılarınız olduğunda zerdeçal çayını sabah ve akşam olmak üzere günde 2 kez tüketebilirsiniz.
Anason çayı: Her türlü ağrı, özellikle de baş ağrıları için çok güçlü etkilere sahip olan bu bitkinin, hoş kokusunın yanı sıra kan dolaşımını hızlandırıcı ve kalbi güçlendirici etkisi vardır.
Ballı sıcak su: Ağrı kesici özelliği bulunan balı sıcak su ile karıştırıp çay gibi tükettiğinizde tüm vücudunuz rahatlayacak ve geceleri rahat bir uyku uyuyabileceksiniz.
Brokoli çorbası: Brokoli, lahana ailesi içinde yer alan oldukça güçlü sülfür barındıran ve antioksidan özelliği olan bir sebzedir. İçeriği sayesinde eklemlerde oluşan iltihabı azaltarak ağrıların hafiflemesine yardımcı olur.

Sivilce düşmanı gıdalar hangileri

8.1.16

Sivilce sorunu daha çok ergenlerde görülse de her yaşta insanın problemidir. Bu problem can sıkıcı bir hal alsa da, çözümü aslında o kadar da zor değil. Doğru beslenme, kaliteli bir yaşam cildinizi sivilcenin baş düşmanı yapabilir.



Sivilce yapan gıdalar


Sivilce oluşumunun en büyük sebebi beslenme alışkanlıkları… Yani, sağlık otoritelerinin tüketilmesinde bir sakınca görmediği besinler ‘önerilen miktarda’ tüketildiği sürece cildinizi koruyabilmeniz mümkün. Ancak çikolata, dondurma, dondurulmuş hazır et yemekleri, mısır, patates kızartması ve cipsleri aşırı tükettiğinizde sivilce oluşumuna yardımcı olabilirsiniz.




Sivilce düşmanı gıdalar


Öncelikle günde en az 10 bardak su tüketmeniz gerekmektedir. Ihlamur ve rezene çaylarının hem sivilcelerin oluşmasını engellediği hem de sivilcelerin çabuk geçmesine yardımcı olduğu da biliniyor. Özellikle ergenlik dönemlerindeki gençlere doktorların önerisi bolca meyveli yoğurt tüketmeleri. Bilhassa kiraz ve vişneli yoğurtlar sivilcelerin düşmanı. Onun dışında kabuklu deniz ürünleri, brokoli, enginar, brüksel lahanası ve somonun da oldukça olumlu etkileri olduğu saptanmıştır.




Gazlı içecekler sivilce yapmıyor


Gazlı içeceklerle ilgili en yanlış algılardan biri, sivilce yaptığı yönündeki iddialar… İşin aslı öyle değil. Amerikan Dermatoloji Akademisi gazlı içeceklerin akneye sebep olmadığını duyurdu. Derneğe göre aknenin en önemli nedeni cilt yağlanması. Dolayısıyla hiçbir Coca Cola ürünü veya diğer bütün gazlı içecekler sivilce yapmıyor. Kola sivilce yaparmı sorusu da bu sayede açıklanmış oldu…




Dikkat etmeniz gereken 5 önemli şey


Sebze ve meyveleri yıkamadan asla tüketmeyin.

Günde en az 3 kez yüzünüzü en az 15 saniye sürecek şekilde yıkayın.

Stres ciltte yağlanmayı artırır. Hep sakin olmaya çalışın.

İltihaplı sivilceleri asla sıkmayın.

Buz küplerini vakit buldukça yüzünüzde gezdirin.

Reklam

Beğenin

Dost Site


EĞLENCENİN YENİ ADI

Popüler Yayınlar

 
Sponsor Linkleri : Evdizayn | Sağlıkçılar | Film İzle
Copyright © 2013. Doğal Tedavim - All Rights Reserved
Hazırlayan SiHa